2 yıllık evliyim, anne olmama da daha en az 2 yıl falan vardır diye düşünüyorum. Ama önümdeki bu önemli iki yılı boş geçirmeyeyim diye sürekli okuyorum: hamilelik süreçleri, doğum yöntemleri, annelik-babalık deneyimleri... hatta arada bir abartıp çocuğu hangi okula göndereceğiz falan gibi saçma aramalarla saatlerimi google'a harcıyorum. Hayatta kendime en az güvendiğim konu bu olduğu için sanırım...
Çevremdeki bir çok kişi Brüksel'e taşınacağımız zaman bir çocuk yapmamı öğütledi. Çocucuğun doğum yeri hanesinde Belçika yazmasının ne önemi olacak hiç bilmiyordum o zamanlar. Amerika gibi toprak esas alınmıyor burada. Çifte vatandaşlık falan hakkı yok yani. Ne çocuğa ne bana bir faydası olmaz diye düşünmüştüm. Ayrıca söylemesi kolay, burada tek başıma ne arkadaşlarım ne annelerim, kimsem yokken, kocam bütün gün işteyken hamile olmam demek bendeki bastırılmış psikopat genleri ortaya çıkarmaya yeterdi de artardı bile. Geçen aya kadar bu konuda hiç bir şüphem yoktu. Ta ki eşimin iş nedeniyle tanıştığı Türk arkadaşı E., eşi F. ve dünya tatlısı bebişleri Y. hayatıma girene kadar...

E ve F bizim gibi kısa dönemli bir değişim programı ile Brüksel'e gelmiş, sonra E burada başka bir iş bulmuş ve kalmaya karar vermişler. F de tam iş arama sürecini hızlandırıp teklifleri kabul edeceği sırada hamile olduğunu öğrenmiş! Kısa süreli iş hayatını bir kenara bırakıp full-time anneliğe başlamış çünkü doğum izni mevzuları bizdekinden çok daha komplike burada.
Beni dehşete düşüren yalnız bebek bekleme süreci o kadar da sıkıntılı geçmemiş. Kimse karışmamış, akıl vermemiş, canı ne istiyorsa onu yapmış F. Sadece buradaki doktorunu dinlemiş. Arada başı sıkışınca ulaşmak istediği kişiler bir Skype mesafesindeymiş çünkü...
Doğum öncesi ve sonrasını E kocama anlatmış bir öğle yemeği sırasında, o da gelip bana anlattı. Sanki bu hikayeyi dinlemeyi bekliyormuşum gibi kafamda varolan bazı soru işaretleri cevaplarını nasıl buldu, taşlar yerine nasıl oturdu hayret ettim!
Soru: Belçika'da bebekler yaz-kış nasıl tişörtle dolaşabilir, genç kızlar mini etek ve ince çorapla kışı nasıl geçirir, ben kasım ayında en kalın kaz tüyü paltomla donarken Belçikalılar pardesüyle nasıl dolaşır?
Cevap: Doğum anında gizli... Kesinlikle sezeryan yok (tıbbi olarak mecbur kalmadıkça ki bizde tüm doktorlar nedense tıbbi olarak mecbur kalıyor sezeryana!!) Normal doğum anında göbek bağını babaya kestirip, bebeği çıplak olarak annenin çıplak tenine yatırıyorlar! Bebeğin ilk aldığı koku anne kokusu oluyor böylece ve hem tenini hem kokusunu tanıyıp rahatlıyor(muş) bebek. Kesinlikle kundaklamak, sarıp sarmalamak falan yok.
Hastaneden çıktıktan sonra eve bir doktor ve bir hemşire gelip bebeğin yatacağı odaya bakıyorlarmış. 18 derecenin üzerine çıkmayacak ev demişler! Zavallı F aralıkta doğum yaptığı için kışı kat kat hırkayla geçirmiş evde. Biz olsak çocuğa yelekler giydirir üstüne battaniyeler serer üşümesin diye sarıp sarmalarız. Oysaki çocuğu sıcağa hiç alıştırmayınca üşüme problemi de ortadan kalkıyormuş! .JPG)
Soru: Neden Türk çocukları hiperaktivitede tavan yaparken, Belçikalı annelerin çocukları sakin sakin pusetlerinde oturur, anne alışveriş yaparken boncuk boncuk etrafa bakıp gülücüklre saçar?
Cevap: Genler kadar eğitimle de alakalı... Çocuk doğduğu andan itibaren spor, yuva vs gibi bir çok aktiviteyle sarılıp sarmalanıyor. 6 aylık bebeklere yüzme kursu verildiğini duyunca şok oldum! Daha yürüyemeyen bıngıl bacakları ördek gibi çırpa çırpa yüzüyorlar :)
Sanırım bizde yuvaya bezden kurtulmadan başlayamıyor çocuklar. Belki özel yuvalarda istisnalar vardır. Belçika'da ise anne işe dönebilsin diye çok erken yaşta almaya başlıyorlar çocukları. Çocuklar anne-baba sevgisinden yoksun, bakıcı elinde büyüdüğü için mutsuz mu oluyor? Aksine, daha o yaşlarda sosyalleşmeye başlıyor, hayatla ilgili deneyimler ediniyor, ailesi dışında da bir birey haline geliyor. Bir de burada çok önem verilen trafik, çevre, doğa vs eğitimlerini alıyor. O yüzden trafik yoğun ama kaotik değil, geri dönüşüm konusunda 7'den 70'e herkez çok bilinçli... Başka bir boyutta yaşıyorlar yani!
Soru: Tüm bu masraflar özel sağlık sigortası olmadan nasıl karşılanır?
Cevap: Sosyal devlet... Doğum ücretsiz, hastane tüm hizmetler karşılığında beş kuruş almıyor, bebeğin olduğu için yıllık vergi indirimi var, spor salonları nerdeyse Hillside kalitesinde olmasına rağmen Belediyelerin (Commune) yönetiminde olduğu için fiyatlar şaka gibi...
Daha pek çok soru, pek çok cevap var aslında... Buraya gelmişken bebek yapmadığıma pişman mıyım (?), henüz erken olduğunu düşündüğüm için değilim. Ama yapsaymışız avantajları çok olurmuş, bu da bir gerçek... Şimdilik Y. ve çevremdeki başka bebeklerle 0-2 yaş stajımı yapıyorum, bol bol anne blogları okuyorum, internette geziyorum, kocamı ve kendimi gözlemliyorum. İlerde bakalım biz neler yaşayacağız...